Erken Doğum

Erken Doğum Normalde bir gebelik süresi, son adet tarihinden itibaren 40 haftadır. Son adet tarihi, son adet tarihinin ilk gününe denk gelir. Gebelik süresinin 37. gebelik haftası bitmeden önce gerçekleşmesine “erken doğum” adı verilir. Her 10 doğumdan bir tanesi miadından erken olmaktadır.

Erken doğum nedenleri
Erken doğumla ilgili kesin bilgiler elimizde bulunmamaktadır. Doğumun ne zaman başlayacağını bildiren faktörler tam olarak bilinememekte, doğumun hangi mekanizmayla başladığı da tam olarak açığa çıkarılamamıştır. Erken doğum arasında görülen bir takım nedenler vardır. Bu nedenlerin başında özellikle vajinal enfeksiyonlar ve idrar yollu enfeksiyonları gelmektedir.

Vajinal enfeksiyonlar bebeğin içinde bulunduğu, amniyon zarını yırtarak, suyun erken gelmesine ve bu şekilde doğun erken olmasına neden olmaktadır.

Rahim içini genişleten faktörlerde, rahim içi basıncın artması ve erken doğuma sebep olmaktadır. Çoğul gebelikler ve polihidramnioz durumlarında erken doğum olasılıkları artmaktadır. Rahmin doğumsal olarak darlığı da erken doğumlara sebebiyet verebilir. Ancak bütün şekil bozuklukları erken doğuma yol açmaz. Diğer taraftan rahim içine baskı yapan myomlar da doğumun erken gerçekleşmesine neden olabilir.

Hamilelikle ilgili durumlar, yüksek tansiyon, preeklemsi ve plasentanın erken ayrılması gibi durumlarda erken doğuma sebebiyet verebilir. Ayrıca daha önceden erken doğum yapmış olma, düşük öyküsünün olması ve annede kansızlık probleminin olması da erken doğuma zemin hazırlar. Diğer yönden sigara içilmesi de erken doğumu önemli ölçüde arttırmaktadır.

Bebeğin rahim içinde gelişememesi ve hayati tehlikesinin olması durumunda da doğum jinekolog hekim tarafından öne alınabilir. Bu tür durumlara da genelde sezaryen ile doğum başlatılabilir.

Erken doğumun belirtileri
Erken doğumun en büyük belirtisi, rahimdeki kasılmalar ve bu kasılmaların düzenli olarak artışıdır. Bu kasılmalar bazen gerginlik şeklinde olabilir. Karına elle dokunulduğunda sertleşme gözlenebilir. Bu şekilde hamileler karın ve bel ağrıları hissedebilir. Bazı durumlarda da kanlı sümüklü bir akıntı gelerek doğumun habercisi olabilir.

Her kasık ağrısı erken doğum lehine değildir. “Braxton Hicks” kasılması adı verilen rahimdeki hafif ve düzensiz sancılar tamamen fizyolojiktir, erken doğuma sebebiyet vermez.

Erken doğum ile ilgili bir şüpheniz söz konusu ise yapmanız gerekenler
- Öncelikle dinlenin
- Sağ ya da sol omzunuzun üzerine yatın
- Bol sıvı alın
- Bir saat içinde, kasılmalarınız azalmaz veya şiddetlenirse jinekologunuzu arayın.

Erken doğumun tanısı
Erken doğumda tanı jinekolojik muayene sırasında açıklığın görülmesi, amnion sıvısının teşhis edilmesi, karına konulan elle (manuel) kasılmaların hissedilmesi veya NST’de rahim kasılmalarının görülmesiyle konmaktadır. Erken doğumdan şüphelendiğinde vajinal muayene yapılarak açıklık ve silinmenin olup olmadığı araştırılmaktadır. Amnion sıvının gelip gelmediğin de “turnusol” kâğıdı testiyle yapılabilir. Aynı zamanda yapılan ultrasonda da bebeğin durumu ve amnion miktarı incelenmektedir.

Erken doğumda tedavi
Erken doğum tanısı konulduktan sonra, serum ve ilaç tedavisi ile rahimdeki kasılmalar durdurulmaya çalışılır. Rahimdeki kasılmaları durdurmaya yarayan ilaçlara “tokolitik” ilaçlar yani rahmi gevşeten ilaçlar adı verilir. Yapılan tedaviye de “tokoliz tedavisi” adı verilir.

Doğum eylemi ne zaman durdurulabilir?
Rahim kasılmaları çok şiddetli değil, rahimdeki silinme yok ve rahimdeki açıklık 4 cm’den az ise, erken doğum eylemi durdurulabilir. Ancak ileri düzeyde açıklığı olanlarda doğum eylemi başlamıştır ve durdurma imkânı bulunmamaktadır. Bebeğin akciğerlerinin gelişimi için, kalçadan kortizon iğneleri de yapılarak doğum ertelenmeye çalışılır. Erken doğuma sebebiyet verecek nedenler (kansızlık, vajinal enfeksiyonlar ve idrar yolu enfeksiyonları) olup olmadığı araştırılmaktadır.

35. hamilelik haftasından sonra başlayan erken doğumlarda doğum eylemini durdurmak için çok ciddi tedavilere gerek duyulmamaktadır. Kullanılan tokolitik ilaçların da bir takım yan etkileri mevcuttur.