Normal Doğum

Normal Doğum Özellikle 2000’li yılların başlarından itibaren hem ülkemizde hem de dünyada sezaryen oranında bir artış söz konusudur.

Normal doğumun sezaryenin daha altında kalmasındaki nedenler arasında cerrahi yöntemlerindeki gelişmeler, annelik yaşının ileri yaşlara kayması, kısırlık tedavileri ve çoğul gebeliklerdeki artışlar, doktorların yaşadıkları legal sorunlar yer almaktadır. Ancak bazı hastalar tarafından halen normal doğumu kendileri için ilk etapta düşünülmektedir.

Normal doğumun ve sezaryenin bir birine göre bariz bir üstünlüğü olmadığı için, doğum kararı verilirken, gebeliğin gidişatı, anne babanın istekleri ve doktorun önerileri bir potada eritilmelidir.

Normal doğum nasıl gerçekleştirilir?
Bir gebeliğin süreci son adet tarihinden itibaren 40 haftadır. Ancak gebeliklerin çok az bir kısmı 40 haftanın sonunda doğumla sonlanmaktadır. 37. ila 42. haftalar arasında olan süreç normal (miad) kabul edilmektedir. Normal yani miadında bir gebelikte rahim ağzı tamamen kapalı ve uzundur.

Normal doğumda neler olur?
Rahim ağzının uzunluğu yaklaşık 4 cm kadardır. Doğum eylemi başlamakla birlikte rahim ağzı uzunluğu azalır, rahim ağzı dokusunda silinme başlar ve bu silinme giderek artar. Özellikle ilk kez doğum yapacak olan hamilelerde silinme (efasman) sonrası açılma (dilatasyon) başlar. Ancak ikinci ve daha sonraki doğumlarda öncelikle açılma daha sonrada silinme gerçekleşmemektedir.

Rahim ağzı açıklığı 4 cm oluncaya kadar ki doğumun 1. evresi “latent (gizli) faz” olarak adlandırılır. Hastalar tarafından bu aşamaya kadarki ağrıların şiddeti fazla hissedilmemektedir. 4 cm den sonra açıklığın artması ile “aktif faz” başlar ve bu dönemde kasılmaların hem sıklığı hem de şiddeti artmıştır. Bebeğin gelen kısmı aşağıya inerken, doğum kanalı hem açılmaya hem de silinmeye devam eder. Annenin 1 cm’den tam açıklığa kadar giden bu süreye “travay (doğum eylemi, sancı süreci)” adı verilir.

Normal doğum sırasında yapmanız gerekenler
Normal doğum sırasında “aktif faza” giren, yani ağrıları şiddetlenen gebeler, ağrılar sırasında kendilerini rahatlatmalı ve nefeslerini düzenli olarak alıp vermelidirler. Düzenli nefes alış verişi ve rahatlama son derece önemlidir.

Açıklık ve silinme tam olduktan sonra bebeğin gelen kısmının daha aşağıya inebilmesi için belli bir süre ıkınması gerekmektedir.

Bu ıkınma tamamladıktan sonra gelen kısım vajinanın girişinde görünür hale geldikten sonra, doğumu yaklaşan hamile doğum masasına alınır ve ıkındırılarak doktor yardımı ile doğum sonlandırılmış olur.

Doğum sırasında “perine” adı verilen bölgeye makasla yapılan kesiye “epizyo kesisi” adı verilmektedir. Bu şekilde bebeğin baş kısmının kontrollü bir şekilde düzensiz yırtılma olmaksızın dışarıya çıkılması kolaylaştırılmış olur.

Bebek doğduktan sonra plasentanın ayrılması için bir miktar beklenilir. Daha sonra plasenta elle baskı uygulayarak alınır ve önceden yapılmış olan epizyo kesisi, dikiş atılarak onarılır. Daha sonrada hasta yatağına alınarak istirahatı sağlanır.

İster normal doğum ister sezaryen olsun doğumdan hemen sonra bebek emzirilmeye başlanılmalıdır. Çünkü bebek doğumdan çıkmış, yorgun ve açtır. Bu nedenle beklemeye gerek olmaksızın hemen emzirmeye geçilmelidir.

Normal doğum sonrası atılan dikişlerin enfeksiyon kapmaması için bir takım antibiyotikler kullanılabilir ve düzenli pansumanları yapılmalıdır.