Sezaryen

Sezaryen Nedir Hamile kalan pek çok kadının aklına gelen ilk soru, bebeğini sezaryen mi yoksa vajinal yoldan mı doğuracağıdır. Sezaryen bütün dünyada en çok yapılan ameliyatların başında gelmektedir.

Ülkemizde de sezaryenle doğumlar normal doğumları geçmiş bulunmaktadır.

Sezaryen nedir? Tarihçesi
Sezaryen karından yapılan 10-12 cm’lik bir kesi ile rahmin kesilerek bebeğin dışarıya alınması ameliyatıdır.

Öncelikle belirtmekte fayda var, doğru kullanış ve şekli “sezaryen” olmalıdır; “sezeryen veya sezaryan” yanlış kullanış şekilleridir. Sezaryen kelimesi Latincede kesmek anlamına gelen “caedare” kelimesinden türemiştir.

Ülkemizde ilk başarılı sezaryen ameliyatı 1900’lü yılların başlarında saray cerrahı Dr. Cemil TOPUZLU tarafından, İstanbul Nişantaşı’ndaki bir konakta gerçekleştirilmiştir.

Yapılan ilk sezaryen ameliyatlarında göbek altı dikey kesiler ön plandayken, zamanla cerrahi tekniklerin gelişmesi ile bikini bölgesinden yatay kesiler öncelik kazanmıştır. Enlemesine kesiler (yatay kesiler) cerrahi açıdan daha az risk taşımakta olup, yara iyileşme hızı da daha fazladır.

Anestezi yöntemlerinin gelişmesi, anestezi ilaçlarının ve antibiyotiklerin gelişmesi, dikiş atılan materyallerdeki gelişmeler neticesinde sezaryen hamileler tarafından çok daha güvenli ve kolay uygulanılan bir hale gelmiştir.

Sezaryen ne zaman gereklidir?
Normal doğumun zor veya olanaksız olacağı durumlarda, anne ve bebek hayatı için riskli olan durumlarda sezaryen tercih edilmektedir. Sezaryen uygulamalarındaki amaç bebeğin sağlığını korumak içindir.

Annenin korkuları ve kaygıları ile yapılan sezaryen doğumlara “Elektif sezaryen” adı verilir. Elektif sezaryenlerin 40. gebelik haftası tamamladıktan sonra yapılması uygundur. Günümüzde en sık olarak yapılan sezaryen ameliyatları hastaların korkuları nedeni ile uygulanan elektif sezaryenlerdir. Bundaki etkenler; arkadaş arasında konuşmalar, internet sitelerinde video izleme sonrasında edinilen kaygılar ve olumsuz, kötü doğum tecrübelerinin kulaktan kulağa dolaşması yer almaktadır.

Hakkı üçtür ...
Sezaryen sonrası batın içindeki yapışıklıklar sık olarak görülmektedir. Sezaryen sonrası batın içi yapışıklıkların her bir sezaryenden sonra artmasından ötürü bir kişinin hayatı boyunca teorik olarak 3 tane sezaryen hakkı bulunmaktadır. 4. sezaryen oldukça risklidir.

Batın içi yapışıklıklarından dolayı mesane ve bağırsak yaralanma riskleriözellikle 3. Sezaryen sonrasında oldukça fazladır. Bu nedenle hastalarımıza 3. sezaryenden sonra tüplerinin bağlanmalarını önermekteyiz. Tüplerin bağlanma işi ameliyat öncesinde hem anne hem de babanın rızası alınarak uygulanmaktadır.

Sezaryen sonrasında görülen bu yapışıklıklar bazen ilişki sırasında kasık ağrısına veya kasıkta çekilme şeklinde rahatsız edici gerginlik ağrılarına neden olabilir. Bu tür durumlar sezaryenin istenmeyen (olumsuz) etkileri arasındadır.

Sezaryen doğum ücretleri, fiyatlar nasıldır?
Sezaryen doğum ücretleri TTB (Türk Tabipler Birliği) birim fiyatları hemen hemen normal doğum ile aynıdır. Bu ameliyat maliyetlerinde özel hastaneler genelde 2000 TL ile 6000 TL arasında fiyat talep etmektedirler. Bu da hastanen statüsüne ve SGK ile anlaşmasına bağlı olarak farklılıklar göstermektedir. Ameliyat fiyatları konusunda daha sonradan mağdur kalmamak için hamileliğinizin ilk kontrollerinde doktorunuzla konuşmanızda fayda olacaktır.